İşletmeler fiyat rekabeti, teknolojik dönüşüm ve değişen tüketici beklentileri arasında varlığını sürdürmeye çalışırken, çoğu zaman göz ardı ettiği en değerli kaynağı yeniden keşfetmek zorunda kalıyor: insan. Makineler, yazılımlar ve süreçler taklit edilebilir; ancak bir örgütün sahip olduğu yetenekli, motive ve bağlı çalışanlar, rakipler tarafından kopyalanamaz. Kaynak temelli yaklaşımın da işaret ettiği gibi, sürdürülebilir rekabet avantajının anahtarı, insan sermayesine yapılan yatırımlardan geçer. Bu noktada insan kaynakları yönetimi (İKY), yalnızca personel işlerini yürüten bir departman olmaktan çıkarak stratejik bir ortak haline gelir. Çalışanların işe alımından kariyer yolculuklarına, yetkinliklerinin geliştirilmesinden terfi kararlarına kadar uzanan İKY uygulamaları, bir yandan operasyonel verimliliği artırırken diğer yandan çalışanların örgütle kurduğu duygusal, bilişsel ve ahlaki bağları şekillendirir. Bu bağ, literatürde örgütsel bağlılık olarak adlandırılır ve çalışanın ör...
Yorumlar